BUNU FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN Mİ YOKSA ÜNLÜ OLMAK İÇİN Mİ YAPIYORSUNUZ?

Fotoğraf yarışmaları, etikten ve basit fotoğraf bilgisinden tamamen yoksun olduklarını bize bir kez daha kanıtlıyorlar.

Geçtiğimiz haftalarda Vietnam’da bu görüntü dolaşıma çıktı.

Bir konu etrafında toplanmış, aynı görüntüyü neredeyse aynı açıdan çeken bir fotoğraf turu grubunun başka bir klasik fotoğrafı daha. Kadın onlar için poz vermiş görünüyor; görüntü yakalamak için çok fazla zorlanmak istemeyen fotoğrafçılar için organize edilmiş bir sahnelemenin modeli muhtemelen.

Seyahat ve fotoğrafçılık hakkında bilginiz varsa, insanları fotoğraflamanın doğru yolunun bu olmadığını elbette bilirsiniz. 

Bu fotoğraf turu katılımcılarından birisi aslında turda çekilmiş olan aynı kadının aynı görüntüsüyle bir fotoğraf yarışmasını kazanınca, hikâye daha da iyi bir hâl aldı.

Fotoğraf yarışmasının web sitesinde şöyle bildirilmiş: “Konuşma bozukluğunun, kendisini umut dolu hissetmesine ve çocuklarında metanet hissi uyandırmasına mani olmadığı Vietnamlı bir annenin duyguları.”

Şahsen ben şöyle yazardım: “Muhtemelen hayat hikâyesi hakkında ona soru sormak zahmetine girmeyen kaba saba bir grup fotoğrafçı tarafından saldırıya uğrayan Vietnamlı bir annenin duyguları. Yüzü gerçekten rahatsızlık hissi uyandırıyor.”

Burada görüntü kalitesi ya da fotoğrafçının görüntü işleme yeteneği hakkında konuşmamaktayım. Bu görüntünün yarışmayı kazanmasından dolayı şimdi daha fazla sayıda insanın Kuzey Vietnam’a seyahat etmek isteyeceği, kucağında çocuk taşıyan başka bir “fakir görünümlü” kadın mizanseni oluşturacağı ve arka planı flulaştıracağı olgusu hakkında konuşmak istiyorum. Çünkü biliyorsunuz, geçen sefer işe yaramıştı.

Bugün gördüğümüz fotoğraf yarışmalarının türü, aslında seyahat ve fotoğrafçılıktan anlayan kişiler tarafından değerlendirilmeyen, daha çok para kazanma odaklı şemalardır. Hoş olduğunu düşündükleri ama aslında sıkıcı olan, genellikle önceden çekilmiş görüntülerin kopyaları olan birçok görüntüyü ödüllendirirler. Profesyonel bir seyahat fotoğrafçısı bunu ayırt edecektir. Bu yarışmalar ayırt etmez.

Eğer bu “fotoğraf yarışması etkisi”ni 21. yüzyılda İnsanlığın deneyimlediği genel düşünce biçimiyle (“ben ben ben, şimdi şimdi şimdi”) derhal birleştirirseniz, kendinizi bu durumda bulursunuz. İnsanlar artık ünlü olmak istiyorlar. Sıkı çalışmak istemiyorlar.

Bir fotoğraf kurgulamak ve bir yarışma kazanmak, bu kademeye ulaşmak için EN HIZLI yoldur. Ün elde etmek için seçebileceğiniz en hızlı kısayoldur bu. Şöhret elbette sizi çok zengin edecektir. Çünkü hepimiz biliriz ki bir yarışma kazandınız mı paralar yağar, dünyanın dört bir yanındaki egzotik görevlendirmeleri için National Geographic sizi şiddetle arzular.

Şimdi kendinize niçin fotoğraf çektiğinizi sorun sadece. Fotoğraftan gerçekten keyif alıyor musunuz yoksa ünlü bir fotoğrafçı mı olmak istiyorsunuz? Ayrıca, ünlü bir fotoğrafçı haline gelirseniz ya sonrası? Baskılar satmak ve zengin olmak ya da etrafınızdaki ve dünyanın geri kalanındaki insanlar üzerinde bir etkiye sahip olan görüntülerinizle GERÇEKTEN bir şeyler yapmak.

İnsanların seçtiği bu çeşit kestirme yollar tastamam yanlıştır çünkü bunlar yaratıcılık karşıtıdır. Yaratıcılık ünlü olma çabasıyla, popüler olan fotoğrafları çekmekle gelmez. Bunun adı kopyalamaktır.

Yaratıcılık zanaat pratiğiyle, sıkı çalışmakla, düşmekle, tekrar düşmekle, en kötü fotoğrafçı olduğunu hissetmekle ve tekrar gerisin geri başa dönmekle gelir. Bunu yıllarca yaparak.

Zanaatını cidden geliştirmek isteyen insanlar için kestirme bir yol yoktur. Bunun yolu sıkı çalışmaktan geçer ve başarması yıllar alır. Bu hafta Vietnam’da bu görüntüyle şahit olduğumuz şey bunun tam tersidir. Çok fazla çalışmadan ünlü olmak isteyen insanlara hitap eden fotoğraf turları aracılığıyla seyahat fotoğrafçılığının McDonaldlaşmasına şahit olduk. Üstelik günümüzdeki fotoğraf yarışmalarının çoğu bu eğilimi destekliyor.

Üzücü, çok üzücü…

Çeviri: Özcan Şimşek

Metnin İngilizce orijinali: https://www.picsofasia.com/are-you-doing-it-for-photography-or-for-fame/

Bir Cevap Yazın